Abstract
"Plaza İnsanları" diye dalga geçilen şeyin doğruluğunun yanısıra seni de kapsama alanına aldığının farkına varan gencin iç hesaplaşması..
Plaza Cuması
Plaza hayatında Cuma, İslam'daki gibi Perşembe gecesinden başlar. Ertesi günün Cuma olduğunu bilen plaza insanı Perşembe gecesi ne pahasına olursa olsun, i.e. işler bitmedi diye 11e kadar mesaiye kalsa bile, kafasını yaşar. Perşembe'den belli olur yani Cuma'nın gelişi.
Perşembe gecesi haftanın diğer gecelerinde yapmadığı şekilde enerji harcayan ve rahatlayan plaza insanı, Cuma sabah alarm çaldığında "ulan az daha uyuyayım, olmadı geç giderim" diye geçirir içinden. Ne de olsa, Cuma sabah herkesde bir gevşeklik vardır. Herkeşler kahvaltıyı aynı "amaaan, ne de olsa geç gelir herkeş" mantalitesiyle uzatır. Masa başına gelindiğinde ise, her zamankinden daha uzun süre 9Gag olsun, fB olsun 'odaklanma öncesi, odak dağıtma' aktivitesi gerçekleştirilir.
Gün içerisinde, 'ara ara' diye tabir ettiğimiz 'her 40 dakika da 1' periyoduyla yerine göre fB yerine göre ekşi yerine göre de tumblr'da takılmak için elde ki iş yarım yamalak yapılır. Gerçekten de, Pazartesi ve Cuma günü üretilen arabalara binmemek lazım! Ne zaman ki, beynin gerçekten zahmet edip çalışması gereken (otomatiğe bağlayığ yapılamayacak) bir iş çıkar, hemen "haftaya bi meeting set edelim, discuss edelim bunu. gerekli planlamayı yapmadan yola çıkmayalım" denir. - my fav. quote!
Öğle yemeği, sanırsın 7 course dinner party, net 1 saat 40 dakika sürer. Yemek sırasında yemekten, asansör sırasında asansörden, kahve sırasında kahveden şikayet eden mızmız plaza insanı, tüketici şikayeti geldiğinde de tüketiciden şikayet eder öğle yemeğinde.
Rehavetle masalarına dönen plaza insanları, hemen bir fB açar. Zaten yemek sonrası herkes kulaklık takar. Sanki, müzik dinleyip çok konsantre bir şekilde iş yapacaklar, hıh! Herkeş fB'a post edilen komik videoları izliyor halbüse.
Öğleden sonra kahvesine inilip, arka arkaya 3 sigara yakıldıktan sonra masalarına dönerken plaza insanları, o bitmek bilmeyen asansör bekleme sırasında sanki tüm gün çok yoğun çalışmışçasın 'aman da pek yorgunum, hemen haftasonu başlasın istiyorum' temalı baygınlık konuşmaları yapılır.
Saat 16.00 itibariyle tamamen zamana oynamaya başlayan plaza çalışanı, kısa süreli vicdan azabı çekmek suretiyle 16.20 - 16.30 arası bir iki email cevaplar. 16.35 itibariyle zaman artık ne telefonlara cevap verir ne emaillara ne chatlere. Bu esnada, hala yapması gereken işler olan diğer insanlar hiç mi hiç düşünülmez. 17.00 itibariyle tasmasını koparan plaza insanı koşar adım plazyı terk ederken 'bu ay da maaşı aldık' haydi kredi kartına yatıralım felsefesini 'nasıl yoğunum ilemezsin, bu iş insanı çok yoruyor' olarak dile getirir.
Bunları uzaktan izlerken, 'has..tir, okulda case studyleri işlerken kimse bana bundan bahsetmemişti' diye düşünüp ihanete uğramış gibi hisseden genç yetenek ise zamanla asimile olur ve bunun farkına bile varmaz.
Özetteki, "iç hesaplaşma" gerçek anlamda hiç yaşanmaz. Yaşansaydı zaten şimdi plaza insanı grip gibi yayılmazdı. Sanırsın, plazanın havalandırma sisteminden yayılıyor bu virüs! İnsanlar bir gaz iş hayatına girip sonra 'herkeş' gibi oluyor. Mind set; Ben çalışıyorum da başka kimse çalışmıyor. Ondan ben de herkeş kadar çalışıcam. Enayi miyim aq?! olduktan sonra tabi ki her yeni gelene 'zamanla alışır' denir. 'Ben bunun için mi okudum uleeeyn?!' isyanı, maaş yattıktan 10 dk sonra kredi kartı borcu ödenirken bastırılır.
Bu yüzden taksitli alışveriş yapmıyorum mesela.
Showing posts with label blogger. Show all posts
Showing posts with label blogger. Show all posts
Friday, 18 November 2011
Thursday, 19 May 2011
Yalnız..nefes demek te yasak
Obama'nın başarısının arkasında yakaladığı business opportunity var: Gençler
USA'de gençlerin oy kullanma konseptine karşı kayıtsız olduğunu çünkü siyasetçileri kendilerine yakın bulmadığını ve değişim olacağına inanmadığını biliyordu. Bir de gençlerin TV, dergi yerine sosyal medyayı takip ettiklerini biliyordu.
Nihayet CHP de fırsatı görmüş gibi duruyor.
Umarım "hah, bak bu pas gole gider" den daha derin motivasyonlarla yapılmıştır bu iş.
Peki o nasıl bir atar yapmadır??!?!
2023 benim arkadaş, o da sana yasak(!)
Tuesday, 17 May 2011
15 Mayıs - İnternetime Dokunma

Sanırım 15 Mayıs İnternetime Dokunma yürüyüşünün sebebini en iyi özetleyen anlardan biri bu.

did you mean??! işte bu gelinecek noktayı baya net açıklıyor koccamanbir soru işareti (?)




Üslup birçok şeyden önemli değil mi?! Ne günlere kaldık Yarabbi!
"Where are your manners??!" diye tepinesim gelmişti ilk duyduğumda hala cinleniyorum(!)
Tabi bir de "Sen kimsin böyle birşey söylersin?!" durumu var.. ehh, hakkındır o zaman bu!


Semantic Web kafası daha doğru düzgün oturmamışken yasaklı kelimeler listesi çıkarmak kimin haddine?! Sansür konseptini çoktan geçtim!

Bu ekip güzel bir noktadan ele almıştı mevzuyu.
Sonucun değişmeyecek olmasından daha önemli tek şey kafamızın bu değişime "dur" diyor olması belkide. "Yürümek neyi çözer?" diye düşünmektense "tepkisizlik" senden neleri alıp götürdüğüne bakmak lazım.
Sunday, 15 May 2011
Tuesday, 11 January 2011
SMU vol.6 - Zarakol 2.0
Ben senin yaratıcı ajansına kurban olayım!
Yeni GSM operatörüymüş hey maşallah!
PR, reklam, guerilla, sosyal medya olmak üzere Yeni Rakı'nın tüm ajansları aynı masaya oturmuş.
Medya faresinin karşılığı olan blogger olmayıp ta sırf bu proje için yalandan bir blog açanları tel. ile arayıp sormuşlar. Saçmalayınca bunlar kusura bakmayın bu proje gerçekten bloggerlar için demişler. Kimsenin gık'ı çıkmamış.
Öte yandan, bunlar seçilmiş bloggerlar dğeil gerçekten kendileri baş rol olmak için çabalamış bloggerlar.
O kadar ki bazı bloggerlar gelip biz hiç çağırılmamıştık bu tür şeylere deyip çok minnettar kalmışlar.
Success story'e geeeeeeeeeeeel!












Labels:
blogger,
case study,
communication,
internet,
social media,
social media lessons
Tuesday, 10 February 2009
Blogların Türk Tüketicileri Üzerine Etkilerini Araştırdım, Buldum.
Pin Productions gururla sunar..
Blogların ülkemizdeki tüketici davranışları üzerindeki etkisini arayıp tarayıp buldum.
Pin Productions proudly presents..
Blogs' effects on Turkish consumer purchasing behavior has been analyzed!
Blogs' Effects on Consumer Purchasing Behavior by Pınar Develioğlu, Koç University
Blogların ülkemizdeki tüketici davranışları üzerindeki etkisini arayıp tarayıp buldum.
Pin Productions proudly presents..
Blogs' effects on Turkish consumer purchasing behavior has been analyzed!
Blogs' Effects on Consumer Purchasing Behavior by Pınar Develioğlu, Koç University
Subscribe to:
Posts (Atom)